Marka dediğimiz varlık neden bu kadar karmaşık?

Karmaşık (complex) sistemler içinde çalışmak zordur. Her şeyden önce çok bileşenli bir süreç yönetimi söz konusu olduğu için, iş karmaşık diyerek hesap verebilir olmaktan uzak, tartışmaya açık, son derece soyut bir alana çekip, “yaptım gitti” denilemez. Zira bileşenlerden birkaçı karşınıza acı bir hesapla çıkar. Çünkü tecrübelerimiz bize, sistem karmaşık da olsa, içinde pek çok ölçülebilir…

Devamını oku

ALFEMO. Senin Evin, Senin Eserin.

Yeniden markalama (Rebranding) projesi kapsamında yeni marka stratejisini yazdığım ALFEMO’nun reklam filmi yayına girdi. ALFEMO sektörde “tarz” ifadesini uzun yıllardır sürdürülebilir bir anlayışla kullanan bir marka idi. Oysa, son yıllarda giderek artan bir anlayışla, başta kadınlar olmak üzere kullanıcılar daha güçlü bir şekilde ev tasarımında söz sahibi olmaya başladılar. “Tüketici Demokrasisi” büyük bir hızla güçleniyor.…

Devamını oku

Pescasseroli Tarzı Marka Yönetimi

Baştan söyleyeyim, marka yönetimi Pescasseroli’nin çalışma alanı değil. Jacopo Sipari di Pescasseroli, 1985 doğumlu genç bir İtalyan orkestra şefi. Bu yazımda Pescasseroli’yi marka yönetimi açısından örnek olarak göstermeye beni iten asıl sebep, onun orkestra yönetme şekli ile bugünün ihtiyacı olan marka yönetim tarzı arasında kurduğum bağ. Karl Jenkins’in “Palladio”su çok sesli müziğin beni en çok…

Devamını oku

İşin özü haşlanınca vitamini kaybolur.

İş yapmak ile makarna yapmak arasında benzerlikler bulduğumu söylemeliyim. Aslında işi makarna yapmak olanların, – makarna yapmaya meraklı biri olarak –  beni daha iyi anlayacağını tahmin ediyorum. Öncelikle işe makarna yapmaktan başlayayım. Profesyonel bir anlayışla makarna yapmak ile amatör bir anlayışla yapmak arasındaki en belirgin farkın, makarnanın özüne mi, süsüne mi önem vermekle ilgili olduğunu…

Devamını oku

Kurum, pozitif tutum ve marka.

Geçen yaz, İngiltere’nin Amersham kasabasında butik bir kafenin girişinde “Everything I brew, I brew it for you. Brewin Adams”şeklinde bir yazı gördüm. Türkçesiyle, “Demlediğim her şeyi, senin için demlerim” anlamına gelen bu söz, Bryan Adams’ın “Everything I do” adlı romantik şarkısında geçen “Everything I do, I do it for you”sözlerine atıfta bulunmaktaydı. Üstelik İngilizce’de demleme,…

Devamını oku

Markalar ve Dünya Vatandaşlığı İlişkisinin Kısa Tarihi

Yetmişli yıllarda dünya vatandaşlığı son derece niché bir alanda kendisine yer bulan bir kavramdı. Öyle ki, uçak yolculuğunun neredeyse bugünkü uzay yolculuğu kıvamında olduğu, dünya vatandaşı olanların ise aldıkları ya diplomatik ya da üst düzey özel sektör görevler, ya da yaptıkları turistik seyahatler ile bu statüyü edindikleri bir atmosfer vardı. Pek çoğu Büyük Bebek Patlaması Kuşağı’nın (Baby Boomer) temsilcisi…

Devamını oku

Düş Toplumu

Geçen ayki yazımda “Düşünmenin Ölümü” başlığı altında “Cehalet” ve “Cesaret”in adeta Yin ve Yang gibi iç içe geçerek ve birbirinden beslenerek birbirini büyüten ve büyüdükçe toplumu hırpalayan ikiz kardeşler olduğundan bahsetmiştim. Ve yazımın sonunda bir sonraki yazımın konusunun “Düş Toplumu” olacağını ifade etmiştim. “Düş Toplumu” aslında Rolf Jensen’e ait olan bir kitabın adı. Bu kitabı…

Devamını oku