Stefan Zweig, Satranç ve Pazarlama

Stefan Zweig, “Satranç” adlı uzun öyküsünde, ünlü bir satranç şampiyonuna karşı, bir yolcu gemisinde oyun kazanan sıradan insanların hikayesini anlatır. Bu öyküde, şampiyon Czentovic’e karşı oynayan grubun liderliğini yapan Dr. B’nin hikayesi aslında pek sıradan değil, gayet sarsıcıdır. Avusturya’nın Hitler tarafından işgale uğraması ile, ülke yönetimine yakınlığı ile tanınan Dr. B bir otel odasına hapsedilerek,…

Devamını oku

Kimlik ve Konumlama

“Konumlama öldü mü, yaşıyor mu?” sorusunu, çağdaş meselelerden biri olarak görüyorum. Adı güncel olaylar içinde kullanılan bir kavram, şüphesiz yaşıyor kabul edilebilir ancak buna yaşamak denirse elbette. Marka yönetimi açısından, “Konumlama” bir zamanların efsane buluşlarından biriydi şüphesiz. Bugün de sıklıkla cümle içinde kullanıyoruz. Elbette bu, onun ne kadar güçlü bir kavram olduğunu gösteriyor bir yönüyle.…

Devamını oku

Yaşadığımız çağın şartlarında markalaşma.

Marka dendiğinde akla ilk gelen iletişim disiplini reklam. Akla geldiği kadar da, en fazla tartışılan; bazen göklere çıkarılan, bazen de yerden yere vurulan reklam. Reklam bu kadar eleştiri aldığı için, markalaşma ile ilgili temel kurallar ne yazık ki tam olarak zihinlerde oturmuyor. Bu ahvalde geçirdiğimiz zaman neredeyse yüz yılı bulacak; ama katedilen yolu küçük görmememe…

Devamını oku

Çağın pazarlama sorunsalı: Marka konumlama.

Bugün markaların işi gerçekten zor. Farkındalık tahsis et, güven duygusu oluştur, kendine bağla ve elçi et. Hem de bu ortamda, ve böylesine, pazarlama tarihinin en şımarık kuşakları tüketici olmuşken… Böyle bir çağda, hala markanın hedef kitlesini homojen bir yapı olarak görme eğiliminde olan bakış açısını anlamakta zorlanıyorum. Eğer markaların mevcut ya da potansiyel kitlesi içinde…

Devamını oku