Sun Tzu ve Makyavel’den marka stratejileri için temel kavramlar-4: Emirler

Sun Tzu “Emirlere güvenilir ve saygı gösterilirse, komutan ve birlikleri arasındaki ilişki tatmin edici olur.” demektedir. Yine Sun Tzu’nun Savaş Sanatı’nda “doğruyu gördüğünde emirleri bekleme, davran!” diye buna tezat teşkil edecek bir önerme daha vardır. Emirler strateji geliştirme söz konusu olduğunda kritik rol oynar. “Mücadele eden herkes için STRATEJI”de emirler meselesini Sun Tzu’ya dayanarak aşağıdaki gibi aktarmıştım. aşağıdaki metinde marka danışmanı,…

Devamını oku

Kitaplardan-4: Dev bir markanın yaratıcısının inanılmaz hikayesi: STEVE JOBS

“STEVE JOBS – Dev bir markanın yaratıcısının inanılmaz hikayesi”[1] her açıdan okunmaya değer bir kitap. Öncelikle sıradışı bir insanın yaşam öyküsünü oldukça başarılı bir şekilde anlatıyor. Öte yandan her sayfasında okuyucuda yeni beklentiler oluşturabiliyor. Aslında kitabın benim adıma en ilginç yanı şu. Sonuç itibariyle büyük başarı elde etmiş ve Apple gibi ikonik bir marka yaratmış etkili…

Devamını oku

Sun Tzu ve Makyavel’den marka stratejileri için temel kavramlar-3: Tahmin

Sun Tzu “Düşmanın durumunu doğru olarak tahmin ve onu zapt etmek için kendi gücüne yoğunlaşmak yeterlidir. Bundan başka yapabileceğin bir şey yoktur. Öngörüsü olmayan ve düşmanın gücünü düşük tahmin eden, yenilgiye mahkûmdur” der. Peter Drucker’ın “Geleceği tahmin etmenin en kolay yolu, onu yaratmaktır” sözü de bence strateji temelli işlerde tahminin rolü adına noktayı koyar. Tahmin marka…

Devamını oku

Sadece bir pazarlama müdürü yeter mi?

Her geçen gün daha fazla inanıyorum ki, dünya yeni teknolojilerle bağlandıkça, insanlar giderek bölünmeye başlıyor. Bu konuda “Z son insan mı?” adlı kitabımda (Z son insan mı, Hakan Senbir, Okuyanus Yayınları, O kitaplar, 2004) “Panik yapma ama altı milyar grup var” başlığı altında (sayfa 221), “bir yandan evrensel nitelikte bir dünya insanı oluşurken, öte yandan içgörüleri, beklentileri…

Devamını oku

Bu kadar ünvan yaratıcılığı bozar.

REKLAMCILIK VAKFI’nın (RV) ADBLOG’undaki yazılarımın birinde “Meslek, görev ve yarın” diye bir makale yazmıştım. Burada anlatmaya çalıştığım şey şeyi bu makaleden kısa bir pasajla aktarmaya çalışayım: “Bir şeyden sorumlu başkan yardımcıları” ile dolu sektörlere bakıyorum. Reklam, halkla ilişkiler, bankacılık gibi… Eş başkanlık, grup account direktörlüğü, bir bölümün head’liği… Ortalık ünvandan kırılıyor. İş arayan insanlara bakıyorum. Genel müdür olarak…

Devamını oku

Korku kültürü ile marka yaratılabilir mi?

Korku kültürü belki de tüm zamanların en önemli yönetim hastalıklarından biridir. Bu konuya fena halde takmış durumdayım. Buna dair, BRANDage’in Şubat 2012 sayısındaki köşemde yazdım. Yazı aynen aşağıdadır: Korku kültürü ile marka yaratılabilir mi? Sorusu bile şaka gibi… Ancak yirminci yüzyılda Türkiye’den güçlü dünya markalarının çıkmamasının ardında yatan ana etkenlerden biri “Korku Kültürü”dür. Güçlü dünya markaları…

Devamını oku