Ekran Resmi 2018-12-23 11.07.10

Baştan söyleyeyim, marka yönetimi Pescasseroli’nin çalışma alanı değil. Jacopo Sipari di Pescasseroli, 1985 doğumlu genç bir İtalyan orkestra şefi. Bu yazımda Pescasseroli’yi marka yönetimi açısından örnek olarak göstermeye beni iten asıl sebep, onun orkestra yönetme şekli ile bugünün ihtiyacı olan marka yönetim tarzı arasında kurduğum bağ.

Karl Jenkins’in “Palladio”su çok sesli müziğin beni en çok motive eden eserlerinden biridir. Aşağıda verdiğim linkte de göreceğiniz gibi, Pescasseroli bu parçayı olağanüstü bir performans ile yönetmektedir. Bu linke, “PALLADIO (Karl Jenkins) – Jacopo Sipari di Pescasseroli – Ara Coeli Aprile 2011” aramasıyla da ulaşabilirsiniz.

https://www.youtube.com/watch?v=bMDzv77rRew

Pescasseroli, “Palladio”yu icra eden orkestrayı abartısız bir incelikle yönetmektedir. Orkestraya yalın bir beden dili ile yön veren, eserin Karl Jenkins tarafından yazılan yürüyüşünün ve ona ses veren orkestranın önüne geçmeyen; şovdan uzak, hatta kendisini eserin güzelliğine kaptıran, yaptığı işe aşık, olması gereken yerde orkestranın yükselmesi için beden dilini mükemmel bir şekilde kullanan, özetle olağanüstü bir şeftir Jacopo Sipari di Pescasseroli.

Lütfen Youtube’daki videoda Pescasseroli’nin beden dilini izleyin. Başlangıçta orkestrayı rahatlatan, icradaki her enstrümana saygılı, ritim duygusunda orkestra ile uyum içinde, temponun yükselmesini istediğinde abartısız ama son derece güçlü, müziğin güzelliğine samimiyetle kendisini kaptıran; özetle seyirciye değil, müziğin kendisine oynayan bir şeftir Pescasseroli.

Pescasseroli, tıpkı markaları yöneten üst düzey yöneticilerin olması gerektiği gibidir. Bence, markaları yöneten üst düzey yöneticiler de, Pescasseroli gibi yönetmelidirler orkestralarını. Dr. Joseph Michelli’nin “Bir markanın değeri çalışanların toplam performansıdır” sözünden hareketle, markayı yükselten, onun hayata geçmesini sağlayan en değerli varlık çalışanlardır. Aynen orkestranın her bireyinin ve enstrümanının olduğu gibi.

Şüphesiz ki, stratejiyi yazan başkalarıdır. Strateji yazarları, kurucular, CEO’lar ya da – dünya tarihi boyunca pek çok klasik eserde olduğu gibi –  sipariş olarak yazan başka kişiler, kurumlar olabilir. Notaların başkaları tarafından belirlenmiş olması, orkestranın önemini azaltmaz, aksine artırır. Çünkü eserin hayata geçmesi ve geniş kitleler tarafından kabul görmesi için, her disiplinde en iyilerin bir araya gelerek, yine en iyi yönetmen tarafından yönetilmesi gerekir.

İşte bu nedenle Pescasseroli, benim marka yönetim gurumdur. Çünkü bu yazıyı yazmama sebep olan, tanımaktan ve birlikte çalışmaktan onur duyduğum bazı üst düzey yöneticilerin orkestralarını Pescasseroli gibi yönettiklerine ve böylece markalarını yücelttiklerine şahit oldum.

Öte yandan, dünya genelinde son yıllarda sıklıkta görülmeye başlandığı gibi, pek çok üst düzey yöneticinin, orkestrasının önüne geçtiği, icracıları hiçe saydığı, “aşık” arketipi yerine “hükümdar” arketipini seçerek, egosunun kurbanı olmuş dominant bir karakter rolü üstlendiği bir çağda, Pescasseroli’lerin değeri giderek artıyor. Sermaye sahiplerinin, kurucuların, hissedarların gözünün içi gibi bakması gereken bu yöneticilerin korunması ve yüceltilmesi gerek. Çünkü, markaya hayat veren, ekiplerinin ruhlarını ortaya koyarak verimli ve mutlu çalışmasını sağlayan ve gerçek manada “İşveren Markası”nın temellerini atabilenler onlardır.

Müzik bana ilham vermişken, yazımı yine müzikle ilgili bir öneriyle bitirmek isterim. Lütfen Karl Jenkins’in “Palladio”sunu bir de David Garrett’in yorumu ile aşağıdaki linkten izleyin. Yönetimin aşksız olmayacağına; yumruğa değil, yüreğe ihtiyaç olduğuna bir güzel örnek de Garrett’tir.

https://www.youtube.com/watch?v=1TX_w15_gH0

Her iki örnek de bize gösteriyor ki, bir ekip motive olduğunda, onları yönetecek hiçbir egoya ihtiyaçları kalmaz. Eserleri öyle bir icra ederler ki, dünya onları dinler. Özellikle konu marka yönetimi ise bu daha da geçerlidir.

Ne mutlu ekibini motive edip, işini aşkla yapan marka yöneticilerine.

 

* Bu yazım BrandMap dergisinde yayınlanmıştır.

** Resim: http://www.jacoposiparidipescasseroli.it/biografia/

Posted by:HAKAN SENBİR

Marka Danışmanı & Stratejist