Ben Marka Konferansları’nı seviyorum. Beğeni kadar, eleştiri alsa da ben beğenenlerdenim. Zira 363 gün boyunca ruhumuzu dağlayan bu sektörde, bir nebze olsun dünyanın güzel bir yer olduğunu hissettiren bir ortam Marka Konferansları… Konuşmasından keyif aldıklarım da var, “bu beyefendi ya da hanımefendiyi önce bir Afrika’ya gönderelim sonra buraya gelsin” dediklerim de. Ancak son tahlilde, Marka Konferansları bence sektöre renk katıyor, 2013 versiyonu da kattı.
Öncelikle her iki gün de açılış şarkıları güzeldi. Müzik insanı etkiliyor ne de olsa…

 

İlk günün birinci konuşmacısı çok doğru bir isimdi. Wired dergisinin editorü David Rowan, konuşmasıyla hem Marka 2013’ü hem de ufkumuzu açtı. Pazarın mobile doğru kayışını, hatta paranın bile artık mobil format karşılığı olduğunu anlattı. Rowan’a göre mobil teknolojiler tüketici beklentilerini şekillendiriyor. Bu doğru, zira 2015 yılında Amerika’da mobil reklam pazarının 5 milyar doları geçeceği tahmin ediliyor. Bu durum, dünyanın gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeleri için bir kıyas noktasıdır. Bu konuda mashable yakından takip edilmeli:
http://mashable.com/category/mobile-marketing/
http://mashable.com/2012/05/19/mobile-marketing-infographic-smartphones/
Rowan’ın değindiği bir diğer nokta “giyilebilir teknolojik aksesuarlar” (wearables) trendi idi. Laptop 15 yıl hüküm sürdü, akıllı telefonlar 7 yıl, tabletler 2 yıl… Şimdi gündemde olan giyilebilir teknolojik aksesuarların ise ne kadar süre hayatımızda var olacağı ve gelecekte yerini hangi teknolojiye devredeceği belli değil. Ancak yakın bir zamanda daha sıklıkla hayatımızda olacaği açık.  Dünyada hazır giyim ve teknolojiyi birleştirerek yepyeni bir perakende deneyimi yaşatmaya aday olan bu trend de yakından takip edilmeli. Bu konuda aşağıdaki siteyi incelemekte fayda var:
http://www.wearable-technologies.com

Ekran Resmi 2013-12-21 00.47.44

Rowan’ın “online offline ile birleşiyor” tanımlaması da çok doğruydu. Bunun en güzel örneği uzaktan kumandalı ve hatta kablosuz küçük ev aletleri olacak. Yani teknoloji hayatımıza girdikçe online offline tanımı giderek varlığını yitirecek.
Rowan’ın “Shopper Marketing”e yönelik yaptığı tespitler de çok önemli. Bugün EyeTracking teknolojisi pek çok şeyi değiştiriyor. Artık kameralı gözlüklerle tüketicinin alışveriş noktasındaki yolculuğu ve kararları yakından incelenerek, onun zihnine giden kısa yollar araştırılıyor. Mobil teknolojilerin etkilediği tüketim davranışları artık pazarlamanın eksenini satış noktasına kaydırmaya başlayacak. Hatta başladı bile… Mobil araçların perakende sektörünü ne denli etkileyeceğini görmek için aşağıdaki videoyu mutlaka izleyin. Gelecek mobil tüketicinin… Yazılım şirketleri bu alana ürün üretmek için çalışıyor ve bu ürünler hayatımıza girdikçe reklam, iletişim ve medya anlayışı kökünden değişecek.
http://www.youtube.com/watch?v=7oTrul7E_B0
Rowan’dan sonra konuşan Coca Cola Markasından Sorumlu Başkan Yardımcısı Eugenio Mendez aslında son derece sıradan bir Coca Cola marka öyküsü anlattı. Ancak marka Coca Cola olunca ister istemez dikkatle dinleniyor. Mendez insanı güldüren ya da ağlatan tüm büyük hikaye anlatımlarının gücünden bahsetti aslında. Coca Cola da 127 yıllık yolculuğunda böyle bir anlatıcı. Hatta markaların bir hikaye anlatım zirvesi varsa, bu zirveyi bana göre Apple ile birlikte Coca Cola sahiplenir.
Mendez, Coca Cola’nın hikaye anlatımında markanın formülünün 3’lü bir yapıya oturduğunu anlattı:
-İnsanları birleştiren bir vizyon.
-Çatıyı oluşturan ve markanın değerleri ile paralellik arz eden bir hikaye.
-Bu hikayeyi deneyimletmek.
Konu büyük marka olunca anlatılan istenildiği kadar bilinen bir konu olsun yine de fayda sağlıyor. Yukarıdaki üçlü sıralama çok önemli. Markalaşmada, temel kavramlar konusunda çok şeyin göz ardı edildiği Türkiye iş dünyası için değerli bir katkıydı Mendez’in yaptığı. Aslında formül basit. Yukarıdaki sıralamaya Türkiye’de dikkat eden ve buna çok değil 10 yıl yatırım yapan marka olsa, İnterbrand sıralamasında Türk bayrağını görmemiz zor değil.
Coca Cola iki formülden asla vazgeçmiyor. Birincisi içeceğin formülü, ikincisi de markalaşmanın. Coca Cola’nın 1973 yaptığı “The Real Thing” filmleriyle,  2013’de yaptığı “Make a Friend in India” filmlerinin öyküsü neredeyse aynı. Değişen tek şey anlatım dili ve içine katılan teknolojik baharat. Özetle, Coca Coca’nın markalaşma formülü basit: Mutluluğa kapak açan, basit ve güçlü konseptler.
1973  “The Real Thing”: http://www.youtube.com/watch?v=dDSnjjdGh5M
2013  “Make a Friend in India”: http://www.youtube.com/watch?v=ts_4vOUDImE
Bir de aşağıdaki “There are reasons to believe in a better world” konseptine bakın. Göreceğiniz şey yine aynı olacak. Marka olmak bu kadar basit ve bı kadar zor.
http://www.youtube.com/watch?v=9dHOzw5KSlE
İkinci günün yıldızı bir zamanlar Benetton’un reklam fotoğraflarını çeken James Mollison idi. Mollison görsel konseptlerin insan algısında ne kadar güçlü bir yer teşkil ettiğini, neredeyse tek kelime yazı olmayan sunumu ile aktardı:

Ekran Resmi 2013-12-20 14.59.26

Ekran Resmi 2013-12-20 14.49.31

Ekran Resmi 2013-12-20 14.50.08Ekran Resmi 2013-12-20 14.57.08
İkinci günün önemli bir diğer konuşmacısı, sosyal medya ve popüler kültür yorumcusu akademisyen Johanna Blakley idi.
Ekran Resmi 2013-12-20 15.04.31
Sosyal medyayı bambaşka bir açıdan anlattı Blakley. Pazarlama dünyasının cinsiyet, yaş ve gelir gibi değişkenlerle okumaya alıştığı demografik tanımlama ve girdilerin artık demografik gruplar yaratmadığını, bundan sonra asıl meselenin bireylerin ortak ilgi alanlarından oluşan topluluklar olduğunu çok net bir şekilde ortaya koydu. Dolayısıyla Blakley’e göre, popüler kültürün DNA’sında artık bireyler ve onların ortak zevkleri var. Dolayısıyla aşağıdaki resimde de görüldüğü gibi artık sosyal medyada insanlar demografik gruplar üzerinde değil, birbirleriyle ilişkili ortak ilgi alanlarında buluşuyorlar.

Ekran Resmi 2013-12-20 15.03.38

Son olarak, Vadaa’ya, World’e ve Yapı Kredi Bankası’na sonsuz teşekkürler. Tam bir düzine yıldır, Marka Konferansı’nı sürdürülebilir bir şekilde desteklemek her markanın harcı değil.

243_1_vadaa_ozel_gorsel_tr_232

 

 
Posted by:HAKAN SENBİR

Marka Danışmanı & Stratejist

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s