Risk almadan yenilikçi hareket mümkün mü? Pazarın gerçekleri göz önüne alındığında, böyle bir çıktı mümkün değil. Zaten mümkün de olmasın; zira mümkün olsa, iş hayatı ne adil olurdu, ne de heyecan ve keyif verirdi. Yenilikçi fikrin güzelliği riskin beraberinde getirdiği heyecanda yatıyor açıkçası.
Ülkece üretmesine üretiyoruz ama yenilikçi fikir pek çıkmıyor. Özetle iyi gözlemliyor ve aynısını yapıyoruz. Hatta bazen özgün olanından bile daha iyi yapıyoruz. Bu durum öylesine kanıksanır bir hal aldı ki, dünyada daha önce yapılmış olan bir uygulamanın Türkiye’ye getirilmesi bile “yenilikçilik” olarak kendine yer bulabiliyor. Yani bir şeyin ülkemizde “yeni” olması “yenilikçilik” olarak algılanabiliyor. Bu kavram karmaşası aslında Türkiye iş dünyasının önünde büyük bir tehdit oluşturuyor. Buluşumuz neredeyse yok denecek kadar az. Buluş sahiplerine “Zihni Sinir” muamelesi yapılan bir ortamın yaratıcılığı besleyip büyütmesi mümkün değil. Oysa yaratıcılık ve buluşçuluk, “emek” ve “sabır” istiyor. Trendleri takip etmek, gözlemlemek, tüketici davranışlarına, ihtiyaçlarına, içgörülerine odaklanmak, hayal etmek, hayal ettiklerinizi mükemmelikle uygulamak, süreci gözlemlemek, ölçmek, analiz etmek, geri bildirimde bulunmak, süreci geri bildirimlere göre yönetmek… Bunlar galiba bizim için uzun ve meşakkatli işler ki, bu sürece bizde rağbet eden pek az. Onun yerine “fuarlara git, fotoğraf çek, yap” yöntemi daha çok işimize geliyor. Görünen o ki, iş dünyamızın genel eğilimi bu yönde.
Oysa bu ülkenin zihin yapısı istendiği ve serbest bırakıldığı takdirde o kadar yaratıcı ki. Bunun en güzel örneği mutfağımız. “Tavuk Göğsü” gibi garip bir tatlıyı, yaratıcılık dışında açıklamamız mümkün değildir. Ancak kadınlarımızın mutfakta gösterdiği yaratıcılığı iş dünyamızın gösterdiği pek söylenemez. Bu tezimin en net örneği televizyon dizilerimiz.. Pek çoğu yurtdışından uyarlanan formatlar. Bölgenin liderliğine soyunan bir ülkenin dijital iş dünyası, bir arama motoru üretememiş. Oysa Yandex’e bakınca, şunu söylüyoruz: Adamlar yapmış! Yandex öyle bir harita uygulamasına sahip ki, gücü virütik olarak giderek yayılıyor.
Elbette uyarlayacağımız işler de olacak. Bu kaçınılmaz. Birileri yurtdışında gördüğü bir yeniliği Türkiye’ye getirecek, birileri bir dizi formatını Türkiye’ye uyarlayacak. Ama her işimiz böyle olmayacak. Anlatmak istediğim bu. Her işimiz böyle olursa, geleceğimiz tehdit altında demektir. Bunu bertaraf etmek için yaratıcı fikrin önünü açacağız, siyah şapkalarımızı rafa kaldıracağız, yenilikçi ve buluşçu bir iş hayatı için emek harcayacak ve sabır göstereceğiz.
Bu yazım www.halklailiskiler.com sitesindeki Strateji adlı köşemde yayınlanmıştır.
Posted by:HAKAN SENBİR

Marka Danışmanı & Stratejist

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s