İnternetin sosyalliği öldürdüğü, insanı yanlızlığa ittiği ile ilgili bir anlayış var. Facebook da neymiş? Twitter dedikodu ortamıymış. Search demek seks demekmiş. Suçlamalar uzuyor gidiyor. Şüphesiz internet var olan karakteri ikiyle üçle çarpıyor ama sosyal olan birinin internet sonrası sosyalliğini kaybettiği, libido sorunu olmayanın internetle beraber zıvanadan çıktığına zerre kadar inanmam. İnternetle beraber var olan tüm şeyler ikiyle, üçle, beşle, onla, yüzle, binle çarpılarak çoğalmış; mobil teknolojilerin de devreye girmesiyle bu özellikler onbin, yüzbin, milyon katı olmuştur; o kadar. Toplum bilimciler, gazeteciler ve insanı ilgilendiren konular hakkında yorum yapma işinde olanlar meseleleri karmaşıklaştırmayı pek seviyorlar. İnternetle beraber değişen dinamikleri sanki bambaşka bir dünyada yaşıyormuşuz gibi ortaya koyuyorlar. Dünya elbette değişecek başka ne beklenebilir ki? Marshall McLuhan “Global Köy”de örnek yerindeyse “Video killed the radio star” demiyor mu? Elbette yeni doğan bir şeyler eskileri yok edecek. Bu yüzden sektörler yok oluyor; bazı efsane markalar (mesela Polaroid) tarih oluyor. Zamanın ruhunu iyi anlamak gerek. Yok efendim Vikipedi’de bir sürü yanlış bilgi varmış. Herşeye bu kadar güvenmeyiver. Kim dedi sana sadece Vikipedi’ye güven diye? İstanbul’un fethi sırasında gemiler Kaynaklar Vadisi’nden Haliç’e kızaklarla indirildi diyen kitap da var, böyle bir şey olmadı diyen kitap da. Hangisine inanacağız? 70’li yıllarda pislik içindeki sinemalarda “parça konan filmler” yoktu da, internet mi azdırdı milleti?
Gerçekten anlamak güç.
İnsan “bunlar oldu da fena mı oldu” diye sormadan edemiyor? İnsanlık bir kutucuğa bir kelime yazarak, hatta şimdi cep telefonuna fısıldayarak bilgiye ulaşabiliyor. Cep telefonundan gazete okuyabiliyor. Cep telefonundan dizi, maç, haber izleyebiliyor. Oğullarının, kızlarının nerede olduğunu Foursquare’den takip edebiliyor. Bir mobil cihazla istediği oyunu oynayabiliyor; hatta çocuklarıyla oynuyor. Bulamadığı gitar akorunu gecenin köründe dünyanın öbür ucundaki bir insandan elde edebiliyor. Facebook’ta 500 tane tanıdığını kayıt altına alabiliyor (Bu konuda çok ciddi bir muhalefet var. Yok efendim insanın 500 arkadaşı olmazmış. Hayatta 500 tanıdığı olmayan adam var mı? Bunların kimisiyle ailece görüşür, kimisiyle sadece sokakta selamlaşırsınız. Facebook ile elektronik ortam dışı hayatın arasında fark ne?)
Hayat, – kötülüğü sabit olan istisnalar dışında-  şeylerin iyi ya da kötü kullanıldığı yerdir. İyi ve kötü arasındaki farkı yaratan o şeyleri nasıl kullandığınızdır. Internet ve mobil teknolojiler de o şeylerden biridir.
Görsel kaynak: http://larrysherrin.wordpress.com/2010/04/20/now-the-devils-in-the-data/
Posted by:HAKAN SENBİR

Marka Danışmanı & Stratejist

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s