Kleopatra kesinlikle markadır. “Dünyanın en ihtiraslı imparatoriçesi kimdir” diye sorsanız; belirli bir kültür seviyesinin üzerindeki insanların yüzde doksanı size “Kleoparta” cevabını verecektir. Kleoparta bir markadır; çünkü kendinden önce altı farklı Kleoparta olsa da; dünya sadece onu hatırlar.
Bu hatırlanmanın ardında ne var? Kleopatra’yı marka yapan nedir?
Kleopatra’yı hatırlanır kılan, onun “Dünyanın en ihtiraslı imparatoriçesi” konumlamasına sahip olmasını sağlayan şey, Kleopatra’nın yarattığı veya onun etrafında yaratılan “ÖYKÜ”dür. Roma imparatoru Sezar’ı kendine aşık eden, ona Sezarion adlı bir erkek evlat veren; Sezar’ın ölümünden sonra Roma İmparatorluğu’nun doğu eyaletlerini yöneten Marcus Antonius‘u da kendisine aşık eden, ölümü bile sırlarla dolu bir kadındı Kleopatra.
Marcus Antonius ve Kleopatra, Sezar’dan sonra tahta geçip Roma İmparatorluğu’nun batı eyaletlerini yöneten, Sezar’ın yeğeni ve evlatlığı Octavian ile ölesiye savaşmıştı. Savaşı Marcus Antonius ve Kleopatra ikilisinin kaybetmesi ile beraber bu aşk hikayesi de hazin bir şekilde son buldu. Bu olayın ardından, Kleopatra’nın kendisini bir yılana ısırtarak intihar ettiği söylenir. Bu hikaye yüzlerce yıl anlatıldı, kendi özü etrafında genişledi ve yüzyıllar sonra filmlere konu oldu. Liz Taylor ve Richard Burton’un oynadığı Kleopatra filmi bu öyküyü farklı bir anlamda kayıt altına alan eserlerden biridir.
Bazen düşünüyorum da, bir öyküye sahip olmadan marka olacağını düşünenler beni şaşırtıyor. COCA COLA, IKEA, STARBUCKS, VIRGIN, H&M… Hepsinin birer öyküsü var. Bu öyküler insanların içgörülerine yani damarına bir yerden dokunuyor.
Bu öykülerin ANAÇ, ASİ, AŞIK, BİLGE, SİHİRBAZ, KAHRAMAN, KAŞİF, MASUM, SIRADAN, SOYTARI, YARATICI veya YÖNETİCİ olsun, mutlaka bir ARKETİP’e sahip olması gerekiyor. Çünkü hikaye o zaman bir anlam kazanıyor.
Öyküler ölümsüzdür… Öyküler insanlar tarafından özleri etrafında tekrar edilir… Hatta bu tekrarlar çoğunlukla efsaneler yaratır. Yaşananlar öyle olmasa da, öyle olduğu kabul edilir. Truva Savaşı’nın gerçekten yaşandığını kim söyleyebilir? Antik Truva kenti arkeolojik çalışmalarla ortaya çıkarılmış olsa da, İlyada’da anlatılanlar Homeros‘un hayal dünyasından başka bir şey olmayabilir. Hatta Homeros’un bile yaşamadığını ortaya atanlar olmuştur. Ama Çanakkale’nin antik kahramanı HEKTOR’dur; bu değişmez. Eğer böyle olmasa Çanakkale’nin modern kahramanı Mustafa Kemal, “Truvalıların öcünü aldık” der miydi?
Markalar öykülerle büyür. Eğer insanların kalbine dokunacak bir öykünüz yoksa, işiniz zor. İş şirket kurmakla ve marka tescil etmekle olmuyor.
Posted by:HAKAN SENBİR

Marka Danışmanı & Stratejist

Kleopatra marka mıdır?’ için 2 yanıt

  1. Eski meslektaşım (ve 15 yıl önceki iş arkadaşım) Hakan Senbir’in bu kısa ama öz yazısından sonra, marka iletişimi ve hikaye kurgusu / arketipler hakkında farklı bir bakış açısı daha okumak isteyenler, şuradaki yazıya da bakabilir. Hikaye kurgusunun mutfağına ve yaratıcı imalat sürecine biraz daha yakından bakmayı deneyen bir yazı bu. Umarım birilerine faydalı olur. 🙂

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s